CHP’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında yapılan oylama sonucunda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesi oy birliğiyle kabul edildi. Bu karar, parti içinde geniş bir mutabakat sağlandığını gösterirken, İmamoğlu’nun adaylığı resmen doğrulanmış oldu.
İstanbul’un başarılı belediye başkanı, son dönemde hem yerel yönetimdeki performansı hem de ulusal çaptaki popülaritesiyle dikkat çekiyordu. CHP’nin bu adımı, önümüzdeki seçim sürecinde partinin stratejisi ve İmamoğlu’nun rolü açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
CHP’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında yapılan oylama sonucunda, Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesi tüm milletvekillerinin desteğiyle kabul edildi. Bu karar, parti içinde geniş bir mutabakat sağlandığını gösterirken, İmamoğlu’nun adaylığı resmen doğrulanmış oldu.
Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak performansı, kamuoyunda farklı görüşlerle değerlendiriliyor. 2019’da ilk kez seçildiğinden beri, hem yerel yönetimdeki icraatları hem de siyasi duruşuyla dikkat çekiyor. İşte performansına dair bazı temel noktalar:
İmamoğlu, görev süresi boyunca altyapı yatırımlarına ağırlık verdi. Metro projeleri, özellikle durdurulmuş hatların yeniden başlatılması ve yeni hatların açılması, öne çıkan icraatlarından. Örneğin, aynı anda 10 metro hattında çalışma yapılması ve bu projelerde binlerce kişiye istihdam sağlanması, başarıları arasında sayılıyor. Ayrıca, kentsel dönüşüm projeleriyle deprem riskine karşı adımlar attı ve sel baskınlarını azaltmak için altyapı iyileştirmeleri yaptı.
Sosyal politikalar da İmamoğlu’nun performansında önemli bir yer tutuyor. “Halk Süt” projesiyle çocuklara ücretsiz süt dağıtımı, “Askıda Fatura” uygulamasıyla ihtiyaç sahiplerine destek, öğrenci yurtlarının açılması ve kent lokantaları gibi girişimler, halkçı belediyecilik anlayışını yansıtıyor. Kültür-sanat etkinliklerini yaygınlaştırma ve çevre projeleri, örneğin Haliç’in temizlenmesi, olumlu karşılanan diğer çalışmalar.
Ancak eleştiriler de yok değil. Bazı kesimler, İmamoğlu’nu “algı belediyeciliği” yapmakla suçluyor; yani hizmetten çok tanıtıma odaklandığını düşünüyor. Borçlanma limitlerinin yüksek oranda kullanılması, bazı projelerin tamamlanmasının gecikmesi ve kriz zamanlarında (örneğin kar yağışı veya sel) yeterince sahada olmaması, performansına dair soru işaretleri yaratıyor. Hükümetle yaşadığı gerilimler de iş yapma kapasitesini etkiledi; örneğin, bazı yetkilerin İBB’den alınması veya ihalelerde engellemelerle karşılaşması, sıkça gündeme geldi.
Sonuç olarak, İmamoğlu’nun performansı destekçileri tarafından “engellere rağmen başarılı” bulunurken, muhalifleri tarafından “yetersiz ve şov odaklı” olarak niteleniyor. 2024 yerel seçimlerinde yeniden seçilmesi, halk nezdinde genel bir kabul gördüğünü gösteriyor. Yine de bu değerlendirme, kişiden kişiye ve siyasi bakış açısına göre değişiyor. Siz neyi merak ediyorsunuz, daha spesifik bir konuda derinleşelim mi?
İlgili Bağlantılar: